RoJHeLaT FORMUNA HOŞ GELDİNİZ

KARDEŞLİK FORUMU


    "Halka karşı bir silah: Ergenekon"

    Share
    avatar
    spartaküs
    ÜYE


    Hejmara Nûçeyan : 7
    rep sistemi :
    1 / 1001 / 100

    Registration date : 2008-10-19

    başari puani
    AKTİFLİK:
    0/0  (0/0)
    Aktiflik :: 1

    "Halka karşı bir silah: Ergenekon"

    Mesaj by spartaküs on 20th October 2008, 16:34

    soL dergisinin 17 Ekim tarihli sayısı, kapak dosyasını
    Ergenekon davasına ayırdı. Dergide bütün boyutlarıyla işlenen Ergenekon
    sürecinde, solun konumunun analizi de ele alındı.


    soL Haftalık
    soL dergisi, "ve mahkeme başlıyor..." manşetli kapak konusunda,
    Ergenekon davası eksenli değerlendirmelere geniş yer verdi.

    "Dava
    halka karşı bir silah" yazısında, bugün başlayacak olan yargılama
    sürecinin daha uzun zaman, genişleyerek süreceğini, toplumsal desteğini
    yitirmeye başlayan AKP'nin en güvendiği silah haline gelen Ergenekon
    olgusunun, muhalefeti sindirmekte kullanılacağını söyleyen dergi, bunu
    beş ana noktada ele aldı. Bir biçimde Ergenekon'la bağ kurularak
    tutuklama gözdağıyla, bürokrasiden yargıya, soldan sistem partilerine
    kadar herkesin sindirilmesi; özel yaşamın sürekli izlenmekte olduğu
    havası yayılarak, "generallerin bile bundan azade kalamadığı"nı
    düşündürerek, bireylerin AKP tarzı yaşama yönlendirilmesi; sosyal
    güvenliğin tasfiyesinden işsizliğe, çiftçinin çökertilmesine kadar bir
    dizi halk düşmanı uygulamanın sorumluluğunu Ergenekon'la örterek,
    gündemi yönlendirme; demokrasi adına, solun bir kesiminin maşaya
    dönüştürülerek, değerlerin aşındırılması ve yine bunların toplamında,
    sermayenin ve emperyalizmin, "derin devlet" ve "asker"le hesaplaşmaktan
    ibaret bir "devrimcilik" yanılsaması yaratarak, aklanması.

    "Solun
    Ergenekon'la imtihanı" başlıklı değerlendirmede, ÖDP, EMEP, SDP , TKP
    tarafından sürecin nasıl algılandığını ve alınan tavırları özetleyen
    dergi, Ezilenlerin Sosyalist Platformu'nun (ESP) düzenleyip İHD'nin
    desteklediği, "Susurluk'tan Silivri'ye" yürüyüşünü de duyurdu.

    "Bu
    mudur?" sorusunun altını, "Tabloya bakın ve karar verin, Türkiye'yi kan
    gölüne çeviren, darbeler yapan, katliamlar düzenleyen 'kontrgerilla
    örgütü' bu mu diye" spotuyla açımlayan soL, Ergenekon davasında
    yargılanan "kilit" isimlerin kısa tanımlarıyla bir listesini yayımladı.
    Bu liste, kapak konusunun açılış yazısında ele alınan, toplumun bütün
    kesimlerine, Ergenekon'la bağlantılandırılma tehdidinin kapsamını da
    gözler önüne serdi.

    soL, "Yalancı haberciler!"de, Aydınlık
    dergisinin Ergenekon Savcısı Zekeriye Öz'le ilgili, belgelerle ortaya
    konulan iddialara, Zaman gazetesi tarafından telaş içinde verilen
    yanıtı ve karşı suçlamaları haberleştirerek, genel bir saflaşmanın
    altını çizdi, "Ergenekon karşıtı cephe"nin organik bağlarını sorguladı.

    "Gerçek
    Ergenekon'un kısa tarihi" yazısında, İkinci Dünya Savaşı sonrası,
    kapitalist/emperyalist bloğun sosyalizme karşı gayri nizami harp
    konseptini devreye sokmasıyla kurulan istihbarat örgütlerinin ve
    kontrgerilla teşkilatlarının tarihçesini aktaran dergi, bu
    örgütlenmelerin, ABD projesi olan Türkiye ayağını da, rol oynadıkları
    bazı olaylarla birlikte ele aldı. soL, Ergenekon'da, katliamlardan
    darbelere kadar işlev üstlenen bu kurum ve örgütlenmelerin dava konusu
    edilmediğine dikkat çekerek, gerçek sorumluların, yaratılan "heyula"yla
    gözlerden gizlendiği noktasında uyarılarda bulundu.

    Ergenekon
    davasını değerlendirme röportajında, Avukat Ayhan Erdoğan, soruşturma
    sürecinden başlayarak bütün hukuk normlarının çiğnendiğini ifade etti
    ve "Birinci Cumhuriyet'i bitirme davası" olarak tanımladığı
    yargılamada, mahkemenin siyasal yönlendirmelerle davrandığını söyledi.

    Kemal
    Okuyan'ın köşe yazısında da bu konuya değinildi ve Ergenekon'un siyasal
    analizi yapılarak, solun alması gereken tavır, bu analize oturtularak
    dile getirildi. Okuyan, "Ergenekon davasından Türkiye'ye bir gram hayır
    gelmez, sola da ekmek çıkmaz" dediği yazısında, "sol"un bu süreçteki
    perspektif bozukluğunun, AKP dolayısıyla piyasacılığa, gericiliğe,
    işbirlikçiliğe omuz vermeye yol açabilmesine dikkat çekti.


      Wext û Saet niha: 16th August 2018, 03:03