RoJHeLaT FORMUNA HOŞ GELDİNİZ

KARDEŞLİK FORUMU


    Dersimli Zeynep Ana...

    Share
    avatar
    RoJHeLaT
    ADMİNİSTRATÖR


    Male
    Hejmara Nûçeyan : 341
    Age : 26
    Nerden : ADANA
    İş/Hobiler : ÖGRENCHE
    admin puanı :
    rep sistemi :
    1 / 1001 / 100

    Registration date : 2008-10-18

    başari puani
    AKTİFLİK:
    0/0  (0/0)
    Aktiflik :: 1

    Dersimli Zeynep Ana...

    Mesaj by RoJHeLaT on 29th October 2008, 15:43

    Dünya'nın bir çok yerinde kadınlar, anneler gününü mutlu bir şekilde kutlarken, Dersimli Zeynep anne yüreğinde ki büyük acılarla anneler gününe giriyor. Eşi Hasan Çiçek 1994 yılında askerler tarafından öldürüldükten sonra yakılan ve adı kayıp hanesine yazılan Zeynep Çiçek'in bir oğlu da 2002 yılında Hozat'ta patlayan bomba ile sakat kaldı. Zeynep ananın acısına geçtiğimiz yıl oğlu Rıza Çiçek'in askerler tarafından tarandıktan sonra 'terörist' ilan edilmesiyle kat be kat arttı. Zeynep anne şimdi yoksul evinde yoksul yaşantısının içinde yaralı oğlu Rıza Çiçekle anneler gününü geçirecek.

    Bugün anneler günü, mayıs ayının ikinci pazarı. Bir çok anne savaşın olmadığı bir ortamda çocuklarına sarılacak, barışın zevkini tadını çıkaracak belki. Birlikte eğlenecekler, birlikte gülecekler, sarılıp koklaşacaklar. Savaş coğrafyasına dönüşen Türkiye'de yaşanan her ölüm, peşinde büyük acıları bırakıyor. Anneler günü belki bütün anneler için büyük sevinçlerin yaşandığı bir gün olacak, ama bölgede bu mümkün mü? Hangi anne var ki yüreğine acı düşmemiş, yalnızlığın, kaybetmenin, çaresizliğin acısını yaşamamış?


    Bir yüreğe bu kadar sığar mı?

    Dersimli Zeynep annenin de yaşadığı acıları duyunca, 'bir insanın yüreği bu kadar acıyı' kaldırır mı diye düşünmemek elde değil. Her alıştığımız ölüm, yaralanma olayları kayıp insanlar o kadar sıradanlaştığı bir coğrafya da bu kadar acı insanların yüreğine sığıyor, sığdırıyor, yaşamanın çaresi bu acıları yüreğine kabul etmek. Başka çaresi yok, yaşamanın.

    Eşini öldürüp, cesedini de yaktılar


    Zeynep Çiçek, daha 58 yaşında yeni geçmiş. Zeynep anne, Hozat'ın Boydaş Köyü'nde evlerin yakıldığı, insanların katledildiği bir dönemde hayat arkadaşı yanından askerler tarafından alınıyor ve bir daha dönmüyor. Askerlerin defalarca evlerini boşaltmaları için baskı yaptığı günlerde, tam evini taşımak için hazırlandığı bir günde meydana geliyor. Zeynep anne, yaşananları şöyle anlatıyor: '1994'te Hayrim 3 yaşındaydı. Atımız salınmış, atı getirmek için gidiyordu. Köyde kimse kalmamış, bizde göç etmeye hazırlanıyorduk. Bana dedi gel davarın önüne atı getirem bizde gidek. Aynı anda asker geldi, aldı yanımda. Ben geldim davarı ağılın içine koydum, oradan ses geldi. Bir tepenin üstündeydi. Asker bize yol göster dedi. Dedi ki amca biz yol bilmiyoruz bize yol göster dediler. Dedi ki teyzeciğim sen geri dön, bende arkalarında gidince. Teyze sen dön dedi. Ben dedim kurban olam benim kimsem yoktur, Küçük oğlum var yanımda, onu nereye götürüyorsunuz. Dedi teyze bize yol göstersin geri dönsün dedi. Ben de davarı topladım köyün karşısına getirdim, 3 kere tüfek sesi geldi. Baktım asker hep geldi köyün yukarısında toplandı. Oldu sabah asker bizim evi sardı, bir tane yine asker kapının önünde durmuş. Dedim asker abi, Hasan Çiçek'i aldılar ne yaptılar. Ama o asker ağlıyor, dedi ki 'teyzeciğim komutanın yanına git'.


    Geriye elbiseleri ve yanmış kemikleri kaldı


    Askerin gitmesinin ardından 3 yaşındaki oğluyla dağın başında evinde tek başına kaldığını anlatıyor Zeynep ve ekliyor, 'Kimse bana sahip çıkmadı.' Köyde 3 yaşında ki oğluyla yalnız başına kalan Zeynep anne, 20 gün sonra Hozat'a gidebiliyor. Büyük oğluyla birlikte tekrar eşinin cesedini aramaya koyulan Zeynep anne, 'Götürüldüğü zamam 3 tane tüfek sesi geldi. Gittik ölüsünü yakmışlar, öldürmüşler ölüsünü de yakmışlar. Ben işliğini aldım getirem savcıya verem. Mermi bir de aldık. Yağmurluk yanında asılıydı, getirdik savcıya verdik. Orada ben dengemi kaybetmişim, oğlumda bayıldı öyle babasını görünce' diyerek yaşadıklarını anlattı. Kıyafetlerinden eşini tanıdı Zeynep anne, geriye kalan kemikleri getirip bir mezara koydular, ama resmiyette Hasan Çiçek halen kayıp görünüyor. Devlet o infazı hiç bir zaman kabul etmedi.


    Küçük oğlu patlayan bombayla sakat kaldı


    Köyden ayrılmak zorunda kalan Zeynep anne, Hozat'a yerleşti. Çocuklarının yanına gidip geldi, İstanbul'a. Zeynep anne, Hozat'ta küçük oğlu Hayri ile birlikte yine yaşam mücadelesi vermeye başladı. Köhne bir ev tutan Zeynep anne oğlu Hayri'yi okutmak ister ve onu okula yazdırır. Ancak Hayri'nin ne parası vardır, ne de okula götürecek bir defteri ve kalemi. Yine aynı şekilde yoksul olan arkadaşlarıyla kafa kafaya verip, 'demir toplayıp' satarak kazandıkları parayla kendilerine defter almaya karar verirler. Ama bu büyük bir felakete yol açar. 26 Ekim 2002 tarihinde askeriyeye ait atış poligonu civarında hurda demirleri toplayan Hayri ile arkadaşları buldukları patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucunda ağır yaralanırlar. Olayda Hayri'nin 3 arkadaşı hayatını kaybederken, Hayri ise artık eski yaşamına dönemez. Zeynep anne, olay gününü çok iyi hatırlıyor. 'Benim küçük oğlum Hayri buraya geldik, maddi durumuzun perişandı. O tarafa gitmiş kırıntı toplayıp getirsin ki kendisine defter alsın. 15-16 yaşında okula verdim, defter kalemi yoktu. Kimse bize yardım yapmıyordu. Gidip getiriyorlar ama bilmiyorlar ki bombadır. Getiriyorlar indirdiği yerde patlıyor. Evdeydim bir ses geldi. Ben dedim ne olmuş, bende koştum gittim. Dediler ki Hayrim ölmüş. Ben önce dedim hakkat o da ölmüş. Ben yine dengemi kaybetmiştim. Oğlum baygındı kanlar içinde. 3 ay Hayrim orada kaldı. Yatak yiyecek parası benden almadı. Ama ilaçlar hep biz Malatya'da getirdik' diyerek yaşadığı zorlukları anlattı.

    Bunca acı yaşayan ve sefaletin de yaşamını zorlaştırdığı Zeynep anne, yaşadığı tüm bu acıların üstüne birde oğlu Rıza'nın acısı eklendi. Rıza Çiçek'i hepimiz askerler tarafından vurulduğu ve hemen 'terörist' ilan edildiği için yakından tanıyoruz. Ama Rıza'nın annesi Zeynep annenin yaşadıkları ise oldukça büyük trajediyi andırıyor. Zeynep anne, Hozat'ta fakir bir yaşamı sürdürürken yaz tatilinde yanına oğlu Rıza gelir. 2007 yılının yazını Hozat'ta geçiren Rıza, annesine kışlık odun toplamak için köye doğru dayısının oğlu Bülent Karataş la yola koyulur. Ormanda askerlerin açtığı ateş Bülent'in yaşamının sona ermesine Rıza'nın da ölümle pençeleşmesine neden oldu. Acı üstüne acı yaşayan Zeynep anne, oğlu Rıza'nın da aynı kaderi yaşamasıyla tekrar yıkılır. Haberin kendisine gelmesiyle bayıldığını belirten Zeynep anne, 'Ben Hozat'taydım yayladaydım. Haber geldiğinde bayılmışım. Arabaya koydular. Zannediyorum Rıza da ölmüş. Orada tansiyonum çıktı' dedi. Oğlunun yaşadığını öğrendiğinde büyük sevinç yaşadığını belirten Zeynep anne, oğlunun hastanede geçirdiği günlerde dahi yanına doğru düzgün gidememiş. Parası olmadığı için oğlunun durumunu öğrenmek için hastaneye bile gidemeyen Zeynep annenin durumu, oğlu Rıza'nın tutuklanıp 'terörist' ilan edilmesiyle de değişmedi.


    Komşusunun aldığı borç parayla oğlunun ziyaretine gitti...



    Dersim'deyken oğlunu 2 haftada bir komşusundan aldığı borç parayı yol parası yaparak ziyaret eden Zeynep anne, Rıza Malatya'ya götürülünce daha da zor durumlar yaşadı. Oğlu Malatya'da kaldığı süre içerisinde ancak 3 kez ziyaretine gidebilen Zeynep annenin tek isteği oğluna sahip çıkılması.

    Hozat'ın dar sokaklarından geçilerek gidilen dışarıdan dahi harabe bir köy evini andıran 2 katlı evin daracık tahta merdivenlerini tırmanarak geçtiğimizde yine duvarları toprakla sıvalı bir evde yaşıyor Zeynep anne. 2 ayda bir bağlanan 70 YTL yardım parasını alıyor, 60 YTL'sini kiraya veriyor, geriye kalanla da 2 ay geçinmek zorunda. Bazen kız kardeşi bazen çocukları küçük miktarlarda yardım etsede kendisine, Zeynep annenin yükü şimdi daha da ağır. Zeynep anne, boyaları aşınmış ağaçtan çerçevesi olan pencereli, Hz. Ali'nin kocaman resminin asılı olduğu evinde oğlu Rıza ile birlikte bir süre daha yaşayacak. 'Biz devletin kapısına gitmedik' diyen Zeynep annenin yaşadığı hüzün, yüzünde ki çizgilere yansımış. Zeynep anne, anneler gününü yüreğinde ki büyük acılara rağmen yaralı oğlu Rıza ile birlikte kutlayacak.


    _________________
    YİĞİTSEN USLANDİR BENİ..

      Wext û Saet niha: 23rd September 2018, 10:42