RoJHeLaT FORMUNA HOŞ GELDİNİZ

KARDEŞLİK FORUMU


    Devrimci Kawa Efsaneleri

    Share
    avatar
    RoJHeLaT
    ADMİNİSTRATÖR


    Male
    Hejmara Nûçeyan : 341
    Age : 26
    Nerden : ADANA
    İş/Hobiler : ÖGRENCHE
    admin puanı :
    rep sistemi :
    1 / 1001 / 100

    Registration date : 2008-10-18

    başari puani
    AKTİFLİK:
    0/0  (0/0)
    Aktiflik :: 1

    Devrimci Kawa Efsaneleri

    Mesaj by RoJHeLaT on 29th October 2008, 15:09

    Devrimci Kawa Efsaneleri

    --------------------------------------------------------------------------------

    Nevruz’un tarihsel kökenine inildiğinde günümüzden yaklaşık 4350 yılgerilere dayanan bir geçmişinin olduğu görülmektedir. Bu dönemde Gutilerintapınaklarda Zagmuk adında bir bayram yaptıkları bilinmektedir. Zagmukda ‘Yeni gün’ anlamındadır. Zagmuk bayramı törenlerinde ateşler yakılırve kral halkın arasına girer. Daha sonraki yüzyıllarda Zagmukgeleneğinin Zerdüştlükte de ortaya çıktığı görülür ve bu tören gelenekleri Gutilerden sonra Hurriler, Kassitler, Mitaniler, Urartular ve Medler zamanında da korunur.
    Bugün Nevruz efsanesi olarak bilinen ve özgürlük tutkusuyla bütünleşmiş olan Demirci Kawa efsanesi şöyledir:
    Bundan çok eski zamanlar öncesinde, daha yeryüzünde kimsenin olmadığı dönemlerde Zervanisimli tanrının iki oğlu olmuştur. Birinin adı Hürmüzdür ve bereket veışık saçan anlamına gelmektedir. Diğerininki ise ise Ehrimandır vekötülük ve kıtlık saçan anlamındadır. Fırat ve Dicle’nin yaşam bulduğu, AhuraMazda’nın kutsadığı topraklarda Hürmüz hep iyinin ve uygarlığın temsilcisi, Ehriman da onun karşıtı olmuştur.
    Hürmüz, dünyada kendisini temsil etmesi için Zerdüşt’ügönderir ve yüreğini sevgi ile doldurur. Zerdüşt ise buna karşılıkoğullarını ve kızlarını Hürmüz’e hediye eder. Ehriman bu durumukıskanır ve yüzyıllar boyunca sürecek olan iyilerle savaşına başlar.Tüm iyilere, Zerdüşt’ün soyuna ve iyiliklere Medya coğrafyasındakiyaşamı çekilmez bir duruma getirir. Ehriman bazen gökten ateşleryağdırır bazen fırtınalar koparır ve iyiliğe ve iyilere hep zulm eder.En sonunda da içindeki nefreti ve kötülük zehrini zalim Kral Dehak’ınbeynine akıtır ve onu bir bela olarak Asur ve Medhalkının üzerine salar. Dehak’ın bildiği tek şey kötülük etmektir.Zalim Dehak halkının kanını emerken beynindeki zehir bir ura dönüşür veonu ölümcül bir hastalığın pençesine düşürür. Dehak acılar içindekıvranırak yataklara düşer ve hastalığına bir türlü çare bulanamaz.Dönemin doktorları acılarının dinmesi ve yarasının kapanması vehastalaığıjnın iyileşmesi için yaraya genç ve çocukların beyinlerininsürülmesini önerirler. Böylece kürtlerin yaşadığı coğrafyada aylarcahatta yıllarca süren bir katliam başlar; her gün zorla annebabalarındna alınan iki gencin kafası kesilip beyinleri merhem olarakDehak’ın yarasına sürülür. Bu katliam sürerken, sıra Med halkınınçocuklarına gelir. Gençler öldükçe Fırat’ın, Dicle’nin, Mezrabotan’ınhali perişan ve içler acısıdır. Halk çaresiz ve güçsüz düşmüştür.Gençler katledilirken sıra bir gün daha önce bu şekilde 17 oğlunukaybetmiş olan Kawa adındaki demircinin en küçük oğluna gelmiştir
    Kawa, 20 Martı21 Martabağlayan gece sabaha kadar demir ocağının başında sabahlar ve oğlunuzalim Dehak’ın katlinden kurtarmak için çareler düşünürken imdanıdnagöğün yedinci katındaki iyiliğin temsilcisi Hürmüz, Ninowa'lıKawa'nın yüreğini sevgi ve umutla doldurur ve bileğine güç, aklına ışıkverir. Ona Zalim Dehak'tan kurtuluşun yolunu öğretir. 21 Mart sabahı,gün doğdoğduğunda, Kawa oğlunu kendi eliyle Dehak’a teslim etmek isterve zulmün ve kötülüğün kalesi olan Dehak'ın sarayına girer. Oğlunuzalim Dehak’ın huzuruna çıkarırken yanında getirdiği örsünü Dehak’ınkafasına vurur. Dehak’ın ölü bedeni Demirci Kawa’nın önüne düştüğü andakötülüğün alevi Ninowa’da söner. Kısa sürede bütün Ninowa ve bölgehalkı isyan eder ve ateşler yakarak saraya yürürler. Zulme karşı isyanıbaşlatan Kawa, demir ocağında çalışırken giydiği yeşil, sarı, kırmızıönlüğünü isyanın bayrağı, ocağındaki ateşi ise özgürlük meşalesi yapar.Ninowa cayır cayır yanarken meşaleler elden ele dolaşır, dağ başlarındaateşler yakılır ve kurtuluş coşkusu günlerce devam eder. ZalimDehak’tan kurtulan halklar 21 Mart’ı özgürlüğün, kurtuluşun vehalkların bayramı olarak kutlar. Demirci Kawa; başkaldırı kahramanı,Newroz ise; direniş ve başkaldırı günü olarak tarihe geçer.


    Efsane 2

    Kürt mitolojisindeki Kawa efsanesine göre, Kürtler günümüzden(2007)2500-2600 yıl öncesinde Zuhak (Bazı kaynaklara göre Dehak)adında Asurluçok ama çok zalim bir kralın altında yaşayan Kawa adında bir demircivardı. Bu kral tam bir canavardı ve efsaneye göre her iki omuzunda dabirer yılan bulunuyordu. Her gün bu iki yılanı beslemek için Kürtlerdeniki kişiyi sarayına kurban olarak getirtip aşılarına bu iki çocuğuöldürtüp beyinlerini yılanlarına yemek olarak verdiriyordu. Aynızamanda bu canavar kral ilkbaharın gelmesini engelliyordu. En sonundabu zulümden bıkan ve bir şeyler yapmak isteyen Armayel ve Garmayel adlıiki kişi kralın sarayına mutfağa aşçı olarak girmeyi başarırlar veKralın yılanlarını beslemek için beyinleri alınarak öldürülençocuklardan sadece birini öldürüp diğerinin gizlice saraydan kaçmasınayardımcı olurlar. Böylece ellerindeki bir insan beyni ile kestikleribir koyunun beynini karıştırarak yılanlara vererek her gün bir çocuğunkurtulmasını sağlamış olurlar. İşte bu kaçan kişilerin Kürtlerinataları olduğuna inanılır ve bu kaçan çocuklar Kawa adlı demircitarafından gizlice eğitilerek bir ordu haline getirilirler. BöyleceKawa'nın liderliğindeki bu ordu bir 20 Martgünü zalim kralın sarayına yürüyüşe geçer ve Kawa kralı çekiç darbeleriile öldürmeyi başarır. Kawa etraftaki tüm tepelerde ateşler yakar veyanındakilerle birlikte bu zaferi kutlarlar. Böylece Kürt halkı zalimkraldan kurtulmuş olur ve ertesi gün ilkbahar gelmiş olur.




    Devrîmcî kawa hêykelî


    Efsane ye göre Asur kralı Dehak Mezopotamyave Ortadoğu’nun tek hakimidir. Kürtlerin ataları olan Medler,İranlıların ataları Persler, Ermenilerin ataları Urartular ve şimdisoyları tükenen Huriler, Babiller ve Elamlılar Dehak’ın hükümranlığıaltında yaşamaktadırlar.

    Zalimliği ile ünlenen Asur kralının omzunda iki yılan çıkar. Buyılanların Dehak’a zarar vermemesi için şeytan her gün iki Med gencininbeyninin yılanlara verilmesini önerir. Bunun üzerine her gün iki Medgencinin beyni yılanlara verilmeye başlanır. Ancak hızla gençlerazalmakta ve de halk bu duruma tepki göstermeye başlamaktadır.Gençlerin hızla yok olmasını engellemek için halk, Dehak’a ikinci beyinolarak kestikleri hayvanların beynini vererek zulmü biraz yumuşatmayaçalışırlar. Dehak’tan kurtardıkları ikinci gençleri dağlara gönderiporada saklamaya başlarlar. Dağlarda toplanan bu gençler daha sonrabugünkü Kürtlerin atalarını oluştururlar…

    Dehak’ın omzundaki yılanlarının beyin yeme sırası demircilik yapanKawa’nın oğluna gelir. Demirci Kawa yiğit, cesur ve iyi yüreklibiridir. Oğlunun ve halkının böyle katledilmesini kabullenmez.Çevresindeki insanlarla konuşur ve onlara Dehak'ın zulmündenkurtulmanın tek yolunun onu öldürmek olduğunu anlatır.

    M.Ö. 612 yılında Demirci Kawa örgütlediği Med halkıyla birlikteDehak'ın sarayını basarak balyozla Dehak’ın kafasını parçalayaraköldürür. Dağda yaşayanlara haber vermek için de sarayın avlusunda büyükbir ateş yakarlar. Bu ateşi gören dağdaki gençler evlerine geridönerler. Ve her yıl, 21 Martta büyük ateşler yakarak, özgürlüklerinekavuşmalarını kutlarlar. Demirci Kawa’nın zalim Dehak’ın sarayınıbaşına geçirdiği gün olan 21 Mart tarihini o günden sonra başta Medlerolmak üzere tüm Ortadoğu halkları bayram olarak kutlamaya başlarlar…

    Efsane gerçeğin ta kendisi olmamakla birlikte kaynağını gerçeklerdenalır. Efsane, yaşanmış ya da yaşanması muhtemel olaylar manzumesidir.Kulaktan kulağa, nesilden nesile yayılan aktarımların bir ürünü olarakyaşar. Efsaneleri yaratanlar halklardır.

    Tarih kayıt altına alınmışın resmi aktarımdır. Efsane ise yaşanmış yadayaşanması muhtemel olayları kuşaktan kuşağa aktararak mitolojik birözellik taşır. Efsanede anlatılan olaylar / hikayeler bazen hayaliolabilir.

    Asur Kralı zalim Dehak ve onun sarayını yerle bir eden Demirci Kawa ileilgili aktarımlar tamamen birer efsanedir. Efsanelerde bir şekildekulaktan kulağa, nesilden nesile bir aktarım olduğuna göre içindegerçek paylarda taşımaktadır.

    Efsanede anlatıldığı gibi 21 Mart’ı başta Kürtler ve İranlılar olmaküzere tüm Ortadoğu halklarının iki bin yıldır bayram olarakkutlamaktadır.

    Bayram olarak kutlanan Newroz, ‘yenigün’ anlamına gelmektedir. Kışıntembelliğinden, monotonluğundan ve donukluğundan silkinmenin diğeradıdır. Newroz bir semboldür, yeninin, baharın, özgürlüğün ve bütünbunlar için mücadelenin sembolüdür.

    Newroz, Kürt halkının demirci Kawa önderliğinde Dehak zulmüne isyanateşini tutuşturduğu ve za ferle taçlandır dığı gündür .New: Yeni, Roz:gün, "Yenigün" anlamına gelir .Bahar yeniliktir . Hareketlilik vecanlılıktır kışın tembellliğin,monotonluğunun ve donukluğununsilkinişidir.Bahar mevsimi mücadele ve başkaldırı günleriyledoludur.Aradan 2616 yıl geçmesine rağmen, direniş özünü kaybetmeksizinher 21 Mart günü coşkuyla Kürt ve İran halklarınca kutlanan Newroz,halkların özgürlüge olan özlemini ve inancını da taşır yüzyıllardır ,tarihteki soykırımlara, katliamlara,Halepçelere, yok etmepolitikalarına rağmen bugüne dek içeriği zenginleşerek, güncelolaylarla birleşip gelen Newroz'un giderek serhildanlarla daha azyayılması aynı zamanda Kürt kültürünün köklerinin zenginliğini degöstermektedir. Bu başkaldırı ve zalimleri yakan ateş son yıllarda dahafazla dağı,daha fazla meydanı ve daha fazla alanı aydınlatıyor.YeniDehaklar ateşi söndüremiyorlar, ama özgürlük ateşi yeni Dehak'ları dayakıp daha da gürleşecek ve din, dil, ırk, ulus, cins farklılığıgözetmeksizin tüm emekçilerin birlikte kavgasının yolunuaydınlatacaktır


    _________________
    YİĞİTSEN USLANDİR BENİ..

      Wext û Saet niha: 22nd October 2018, 23:17